Kayıtlar

kadın etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İmaj ve Stil

Resim
Yeni tanıştığımız insanları ilk 5 saniyede imajımızla etkiler sonraki 30 saniyede de o insanların üzerinde kalıcı bir etki bırakırız. Bıraktığımız etkinin iyi mi kötü mü enteresan mı muhteşem mi olup olmadığı da tavrımızla belirlenir elbette. Ne kadar iyi giyinirsek giyinelim, imajımız ne kadar hoş olursa olsun tavrımızdaki boşluk şık değil şuursuz olduğumuz izlenimi verir mesela :) İmaj geçicidir, vitrindir. İnsanların sizi nasıl algıladığı ve gördüğüdür. Stil ise kalıcı olacaktır yani sizin kendinizi nasıl ifade ettiğiniz kalacaktır akıllarda. Çocukluğunuza denk gelir mi bilmiyorum ama kağıt bebekleri giydirmeyi çok severdim ben. Bebeklerle olan oyunlarım hep giydirme üzerineydi diye hatırlıyorum. Hiç yuva kurduğumu yedirip içirdiğimi hatırlayamadım :) En sevdiğim oyunlarımdan biriydi. Uzun zaman alıyor stil sahibi olmak. Stilinin olmadığını düşünenler yanılıyor. Varolan stilini değiştirmek isteyip cesaret edemeyenler de bir stilim yok veya vaktim veya ilgim yok bahanesine çok...

Kadın ve Erkek aşkı farklı mı yaşar?

Resim
Aslında aşkın bir kimyası var. Uzmanlar beynin aşıkken salgıladığı kimyasalların olduğunu ve bunun biyolojik olduğunu her defasında belirtiyor. Bunlara artık kulaklarımız doldu. Dopamin (ilk salgı, arzu, haz) serotonin ( muhabbet aşaması,hoşlanma -sevme ) oksitosin ( bağlanma aşaması ). Dolayısıyla aslında aşkın birinci duygusu arzulamak. Hani bunu yadırgamamak lazım.Bu arzu kadında romantizm tabanlıyken erkekte erotizm tabanlı. Bu da biyolojik. Erkek beyni romantizm verir erotizm ister, kadın erotizm verir romantizm istermiş. Bundan dolayı suçluluk hissetmek veya suçlamak doğru değil çünkü biyolojik eğilim bunu gerektiriyor. Bu tüm canlılarda aşağı yukarı aynı ancak insanlar diğer canlılardan farklı olarak isteklerini erteleyebiliyor. Zaman ve şartlara göre uyumlanıyor. Bir de aşkı tehlike olarak algılama meselesi var tabi. Bu da iki cinste de değişiyor. Erkekler herhangi bir tehlike anında ilk olarak ( bir alet, taş vs arayıp) saldırıya geçmeyi düşünürken kadın saldırı de...

Elinin hamuruyla icat çıkar!

Resim
Google'a Ümmiye Koçak yazınca titri oyuncu, yazar, çiftçi ve yönetmen çıkıyor. Biz onu Cristiano Ronaldo'yla oynadığı Türk Telekom reklamından tanıyoruz. En azından benim dikkatimi orada çekti, öncesinde haberini hiç duymamışım. Türkiye, kadınları ,en ihtiyacı olduğu şu dönemde daha çok hiçe sayıyor. Sadece yeterli ceza almayan şiddet olaylarından değil, çevremde kadınlara yardım için çeşitli organizasyonlar düzenleyen arkadaşlarımın karşılaştığı sıkıntılardan dolayı daha iyi biliyorum. Ümmiye hanım Mersin'de yaşayan çocukken okuduğu kitaplar ve kurduğu hayallerden yola çıkıp bir tiyatro topluluğu kuruyor,oyunlar çıkarıyor ve iş New York Avrasya Film Festivali'nde "Sinemada en iyi Avrasyalı Kadın Sanatçı" ödülüne kadar geliyor. Ödülünü almaya bile maddiyattan dolayı gidemiyor ayrı... Hanımefendiye hayran kalmakla birlikte sadece enteresan bir profil diye duyuruldu. Tabii demiyorum ki neden duyuruldu ben de hayran kaldım kendisine ama o kadar ilham ...

Bizi ne yoruyor?

Resim
Yıllardır insanı en çok insan ilişkilerinin yorduğu söylenir durur. Doğrudur da ancak eksiktir de... Birilerinin bize takındığı tavır, bir işteki başarısızlığımız, istediğimiz elbiseyi alamayışımız, alsak ta içine giremeyecek oluşumuz :) herkeste olan ama bizde olmayan o en çok istediğimiz şey ( zayıflık , güzellik, zenginlik ,çocuk, eş ,mevkii ) de değil bizi yoran. İnsanı en çok yoran kendidir, insanı kendi içindeki ikilik yorar. O birinin bize takındığı tavır, biz kendimize " bana neden böyle davranıyor ?" demeye başladığımızda yormaya başlar bizi. Bir soruyla bitmez çünkü bu dialog soruların ardı arkası kesilmez kafamızın içinde... Nedenleri listelemeye başlarız hemen, tonlarca da vardır o nedenlerden... Bulacağızya listeyi uzatırız ki mantıklı bir kaç sebep olsun elimizde :) O işteki başarısızlığımız yarım saatten fazla etkilemez normalde bizi. Etkilemez çünkü ilk değil son olmayacak en büyük gerçek bu... ama bunu atlarız. Hemen neyi eksik yaptığımıza bakarız. Hiç...

Dünyanın en güzel makyajı " Gülümsemek "

Resim
Bugün bir yerde okudum; eğer siz de benim gibi ara sıra ( belki de sıklıkla ) suratınızın asıldığını fark ediyor ve buna üzülüyorsanız bunun için bir formül bulmuşlar; her an, birinin bir yerden fotoğrafınızı çekip ne kadar asık suratlı bir insan olduğunuz başlığıyla en çok okunan gazetelerde, en fazla insanın geçtiği caddelerdeki billboardlarda veya televizyondaki bir belgeselde " en itici insanlar " adı altında yayınlatacağını düşünün denmiş. :) İlk başta çok tehditkar bulmama rağmen uygulanabilecek bir tutum gibi de geldi bana. Neticede hayatınızda o gün bir kayıp yaşamadıysanız , bir felaketten kıl payı kurtulmadıysanız ( ki kurtuluşunuzu anımsayıp gülmek de olası) ne olabilir ki bu kadar asık bir suratla yürüyeceksiniz. Kadın olarak bütün gün daha güzel nasıl görünebilirim, bugün işimde satış kotama nasıl ulaşabilirim diye endişeyle geçirilmiş her dakika tümüyle kayıp onu bilelim artık. Gülümsemenin hedeflediğiniz bütün satışları getirebileceğinden emin olabili...